kitap satis
2028

 

kitap satis Unten finden sie ein link für kitap satis
http://www.turkkitap.de

kitap satis

Kitap tanitmak ve elestirmek
Yayimlarin bollugu artik dogal bir sansur gibi okuyucuyu etkiliyor. Soz gelimi, bir aylik yayim icinden secilenleri okumak uc ay surebilir. Bu durum da bircok yeni kitabin okunmasina engel olabiliyor. Gerci guncel konulara, genel zevklere, moda akimlara uygun kitaplar cok satiliyor. Yeni basilan kitaplari okuyucuya haber vermek icin de, cogu kez parasiz listeler dagitilmakta, abonelere bedava brosurler, dergiler gonderilmekte, gazetelerin kitap sayfalarinda kisa tanitimlar yapilmaktadir. Ne var ki onemli olan "cemm-i gafir" (kitleler, kalabaliklar, foule)'in ne okudugu degil, "iyi kitabi tanimak"tir. Oysa listeler ve medyada reklam biciminde yapilan hizli tanitimlar kitleleri gudumlu secimlere yoneltmekten ote bir yarari olmuyor. Diger bir rahatsizlik da kullanilan yontem ve usluptur. Tanitimlarda cogu kez bir dizi kitap en genel hatlariyla, biraz daha ayrintili olanlarda ya bir-iki ic baslikla, ya da anlasilmaz bicimde icerigi verilerek anlatilmaktadir.
Yayim sayisi bizi kat kat asan Bati ulkelerinde kitabin artisina yetisebilmek icin "hizli okuma yontemleri" icat edilmistir. Ama aylar hatta yillar boyu calisilarak meydana getirilmis iyi bir kitabi yarim saat icinde okuyup bitirmeye kalkismak, bir anlamda onu degersizlestirmek degil midir? Kuskusuz bir kitabin gerektigi gibi okunmasiyla, bilgisayara depolar gibi icinden bilgi alinmasi farkli seylerdir. Diger taraftan cagimizda kaset, tv, video, bilgisayar ve Internet gibi gorsel ve isitsel yontemler binlerce yillik kitap efsanesini yikma tehlikesi olusturmustur. Buna karsi kitap cephesinde de akil almaz bir yayin yiginagi yapilmaktadir. Burada ilginc bir ikilem olusuyor: Hizli okuma, kitabin gelecegi acisindan acep bir "deva" mi; yoksa binlerce yillik kulturunu yok edecek bir "yanlis ilac" midir?

Kitap, gorsel ve sifahi anlatida oldugu gibi, dusunme yeteneginin ara merkezlerini devreden cikarmaz. Bu nedenle cok kolay islerden degildir. Baska bir deyisle, kitabi okurken yazarin dusunduklerini anlamak, cozmek ve yeniden degerlendirmek gerekir. Ama bundan sonrasi artik okuyucunun kendi markasini vurdugu mali olmustur. Oysa gorsel ve isitsel hafizada geriye kalanlar henuz ozumsenmemis ham bilgilerdir. Bu acidan bakilirsa kitabin akli melekeleri gelistirdigi, gorsel anlatimin ise daha cok insan davranislarina yoneldigi anlasilir. Aslinda biri temel varligimizi, digeri gunluk hayatimizi yuruten bu iki sistemin hicbirinden vazgecilemez.

Tekrar ana konuya donelim. O halde cevremizde olusan bu dogal sansur nasil asilabilir: Kitaplari listelerden, Cin Lokantasi'nda yemek secer gibi mi secmeli? Yoksa en cok satanlardan mi almali? Her ne kadar "kitap ruhun (ve aklin) gidasidir" denirse de "fast food" tarzinda yemek aliskanligi cok gerekli bazi besinlerden mahrum birakir." Ancak iyi bir kitabin da, oyle kolay bulunan gidalardan olmadigini unutmayalim.

Aslinda her kitap tanitilmaya ve elestirilmeye layiktir. Ne var ki iyi bir kitap iyi bir elestiriye daha layiktir saniyorum. Kitap elestirisi icin konuyla ilgili yeterli bilgi sahibi olmak gereklidir ama pek yeterlidir denilemez. Cunku duygulanmadan iyi bir elestiri yapilamayacagi kanisindayim. Nitekim Dogan Hizlan da 36 yillik elestirilerini yayimladigi kitabinda (*) "Sevgiyle yaklastigim kitaplari aldim. Begenmedigin nice kitabi yayimlanmamis saydim(!) Cunku biliyorum ki kotu kitap kendi kaderini cizer." diyor. Kitap tanitimi ya da elestirisi, "mekanik" robot degerlendirmelerin cok otesinde, elestiriyi yapanin kendi ic dunyasindan bir seyleri yazisina aktarip anonim okuyucularla sohbet ettigi, bazen kolay anlasilirligi saglamaya calistigi, bazen onlarla deger tartismasina giristigi ama sonucta kitaba (maddiyat disinda) ozdeger bictigi "veballi" bir istir.
Bati'da basili kitap kulturune gecis (2)
Avrupa'da basim tarihi tasiyan ilk kitap 1457'de basilan "Mainz Mezamiri"dir. Bu tarihten sonra "basili kitap kulturu" cok kisa zamanda yayilmistir. Baska bir deyisle basimevi cok hizli bicimde "ekonomik bir guc" haline gelmistir. Daha 1500 yillarinda Avrupa'nin kucuk, buyuk 300 yerlesim merkezinde is yapan 1700 basimevi ilk elli yil icinde 15-20 milyon kitap basarak satisa cikarmislardir. Bu da ortalama bir hesapla Osmanli Imparatorlugu'nda 1729-1922 arasinda gecen son iki yuz yil icinde basilmis kitap sayisina hemen hemen esittir. On sekizinci yuzyilin ortasina gelindiginde Bati'da bir bucuk milyon degisik konuda bir bucuk milyara yakin nusha sayisinda kitap basilmistir. Cagimizla bir mukayese yapabilmek acisindan da, simdilerde "Fransa'da gunde bir milyon kitap satildigini "tirnak arasinda" soyleyelim.(1)

Bununla beraber Bati'da "basili kitap kulturu"nun tam kivaminda olusmasi icin iki yuzyil gecmistir. Bu kaba sinirlar arasinda alinirsa Aydinlanma Donemi suresine esittir. Bu konuyu Osmanli toplumu icin ayrica inceleyecek olmamiza ragmen sirasi gelmisken vurgulayalim. Osmanli toplumu basili kitap kulturune gecisini gerek matbaa tekniklerinin goreceli olarak gelismis bir doneminde baslamasi, askeri gerekliliklerin Bati'ya yetismeye zorlamasi, sonra Tanzimat'in etkisiyle gittikce hizlanan bir tempo ile yaklasik yuz yil icinde tamamlanmistir. Bu turlu hesaplanirsa basimevinin ulkemize girisindeki "sanal gecikme" kaybini yuz elli yil olarak degerlendirebiliriz. "Sanal gecikme" deyimiyle kastedilen mana artik hemen herkesin bildigi uzre, aciktir. Ulkemizde ilk matbaa gayrimuslim Osmanli tebaasi tarafindan Avrupa ile es zamanli kurulmus, Avrupa'da basilmis Arap harfli kitaplarin satisi ise yurdumuzun her yerinde serbest birakilmistir. Ne var ki Arap harfleriyle basilan kitaplar Osmanli okurlari tarafindan tutulmadigi icin "ticari meta" olamamislar, sonucta kitap uretim sanayii ya da "basimevi" kurulamamistir. Baska bir deyisle Osmanli aydinlari basili kitaba yabanci olmamakla beraber "basili kitap kulturu"nu benimsememislerdir.


Latin karakterlerin geometrik yapisi nedeniyle butun zevki ancak "kaligrafi zenaati" duzeyinde kalmaya mahkum Avrupa okuyucusu, "guzel sanatlardan ma'dut" hat sanatinin yuksek zevkine alisik Osmanli aydini kadar titiz degildir. Ustelik Latin alfabesinde harf sayisinin az olmasi sebebiyle siradan bir matbaanin butun techizatini hayvan sirtina yukleyip tasimak mumkun olmaktadir. Ustelik Latin hurufatli seyyar basimevleri (gotik, krilik ve Yunan alfabeleri disinda) hemen butun Avrupa'da istedikleri yerde is yapabilmektedir. Perakende ve harc-i alem baskilar yuz yil kadar boyle devam etmistir.


Daha sonra okuyucu titizlesmis, baski teknigindeki ilerlemeler kitaplarin cok daha itinali basilmalarini saglayinca rekabet baslamis, basimevleri buyumus, hurufat kasalari artmis ve kitabin bicimsel formlari degismistir. On besinci yuzyil sonunda kitap basimi iyice sanayi halini almis ve once Almanya'dan Italya'ya ve sonra da Fransa'ya kaymistir. Ne var ki on altinci yuzyilda Din Savaslari sonrasinda bu sanayi Isvicre, Italya ve Hollanda'ya gecer. Nitekim Roma'da 1593'te madeni hurufatla basilan Hoca Nasiruddin et-Tusi'nin "Kitab-i Tahrir-i Usul li Oklidis" isimli eserinin icinde Osmanli Padisahi Ucuncu Murad Han'in (2) 1587 yilinda sadir olan Ferman'i bulunmaktadir. Bu ayni zamanda bilinen basili ilk Turkce metin olmaktadir. Bir yil sonra 1594'te yine Roma'da Ibn-i Sina'nin "Kitab el-Kanun f'it-Tib" isimli meshur eseri Arap harfleriyle basildi. "Latince yazilmis icinde Arap harfleriyle Turkce ornekler veren ilk gramer kitabi "Institutionum linguae Turcicae, libri quatuor"un basimi 1612'de "Breslau-Leipzig"dedir.

Bu arada basili kitabin muhtevasinda da bazi degisiklikler olmus ve devam etmektedir. Son sayfada bulunan kitap ve yazar adlari, basim yeri ve tarihi ozenle bas sayfaya alinmistir. Daha sonraki yillarda kitabe sayfasinda "ana baslik"in tamamlayicisi anlaminda birkac paragraf halinde kucuk bir ozet koymak yerine, ic kisma ayrintili fihristler eklendi. Bazen bolum baslarina da kisa analitik fihristler konuldu. Sayfalara numara verildi. Yapraklarin ust kenarlarina kitap ve bolum isimleri yazildi. (Cogunlukla Ingiliz kitaplarinda olmakla beraber) marjlara paragraf ozeti sayilabilecek serhler konulmaya, indekslerin, dipnotlarin hazirliklari yapilmaya baslandi. On yedinci ve bilhassa on sekizinci yuzyillarda "eau-forte" (dilue nitrik asit) kullanimi ve kitaplara gravurler, vinyetler (kucuk resimler) ilavesi ve kucuk forma kitap basimi "basili kitap kulturu"nu iyice saglamlastirdi. Bu degisiklerin daha gelistirilmis bicimleri gunumuz kitaplarinda kullanilmaktadir.


On dokuzuncu yuzyilin hemen baslarinda metal baski ve serit kagit kullanilmaya baslanilmasi, celik uzerine kazima, tas baski gibi tekniklerin bulunmasi, motor gucunun kullanilmasi, cinkograf yontemiyle fotograflarin basilmasi, renkli baski yontemleri, dizgi makineleri ve rotatifin bulunmasi, dahasi okuma yazma oraninin artmasi ve kultur duzeyinin yukselmesi basili kitap kulturunu Avrupa kulturunun ayrilmaz parcasi yapti.


Yirminci yuzyil baslarinda "kitap"in rakibi on dokuzuncu yuzyilin ilk ceyreginde baslayip, son ceyreginde iyice yayginlasan "periyodik yayinlar" ve ozellikle "basin"di. Sinema daha konusmasini bile bilmiyordu. Ancak yuzyilin ilk ceyregi biterken radyo, sinema, gramofon cikti. Ilk yari da biterken televizyon, teyp, devaminda video ve bunlarin cesitleri eklendi. Yuzyilin dorduncu ceyregine gelindiginde renkli ve siyah beyaz fotokopi, mikrofilm, bilgisayar programlari, CD Rom, fax ve Internet gibi araclarin kulturu icinde "kitap kulturu" butun gayretine ragmen "kitlesel kultur iletisimi acisindan" neredeyse kaybolmus durumdadir.


Basili kitap kulturunun Bati'da gecirdigi istihaleyi, kisi ve toplumlarin dunya goruslerine etkisi acisindan takip edecegiz.


Osmanli ulkesindeki durumu ele almadan once, "basili kitap kulturunu"nun Bati insanina verdigi formasyonun ne olduguna ve cagdas Bati medeniyetine katkilarina gelecek yazida bakalim.

kitap satis
Onlineshops & Preisvergleiche
Jan 19, 2011 kitap satis Eingetragen
kitap satis


 Weitere Links in Onlineshops & Preisvergleiche
Spanische und französische Winzerweine

Kinderbücher Tierbücher Geschenk

Produkte der Körperkultur und zur Körperpflege

Antiquitäten Online Handel Oschatz

Arbeitsschutz und Berufsbekleidung



 

Powered by deulinks.de/